Obradović effect

2013'ün sıcak ve nemli bir temmuz gününde İstanbul'a ayak bastı Želimir "Željko" Obradović. Koçluk kariyerinin henüz başında, 1992 yılında Partizan ile Avrupa'nın en büyüğü sıfatını kazandığı şehre bu sefer Fenerbahçe için gelmişti. Tanıtım toplantısı/imza gününde taraftarına, önüne konulan projesine ve potansiyeline vurgu yapıyordu Fenerbahçe'nin. 8 Avrupa şampiyonluğu bulunan bir insanın, imza gününde bulunan herkesten daha heyecanlı ve coşkulu olması Fenerbahçe'nin çehre değiştireceği ve hayal edilemeyecek seviyelere çıkacağının bir nevi habercisi olmuştu. Final Four'u hedeflemek bir yana hayal bile edemeyen bir kulüp olan Fenerbahçe'nin başına geçen Obradović, Fenerbahçe ile ilki 2015 yılında olmak üzere üst üste 5 Final Four gördü. Henüz üçüncü sezonunda, 2016 yılında Fenerbahçe'yi bir Euroleague devi haline getirdi. Gittiği her yerde saygı duyulan, ilgiyle takip edilen bir Fenerbahçe vardı artık. Sezon başlarında taraftarına Final Four biletlerini, hotel rezervasyonlarını ayarlatan, her sezona saha içi ve dışı üstünlükle başlayan bir Fenerbahçe oluşturmuştu Čačaklı efsane. 2017 yılında Türkiye'nin birçok kent/ilçe meydanına dev ekranlar kurdurup 7'den 70'e tüm yaş gruplarındaki insanlarına Final Four maçı izleten Obradović, bununla kalmayıp ülkeye gelmiş geçmiş en büyük kupalardan birini, EuroLeague kupasını getirdi. Elbette bunları tek başını yaptığını söylemek diğer emek verenlere haksızlık olacaktır. Bu sebeple Obradović'in gelmesinde ve kulübün içinde uygun çalışma fırsatını bulmasında emeği olan herkese sonsuz şükran ve saygılarımla...

2020 şubatında bir ifadede bulunmuştu Željko Obradović: "Bazen insanlar çok yıl geçtikten sonra bazı şeyleri anlarlar. O zaman da gelecek." Obradović'in bahsettiği "bazı şeyleri" ve "o zamanın" gelip gelmediğini henüz bilmiyoruz. Fakat maalesef daha çok yıl geçmeden, 2021 yazında Fenerbahçe taraftarı ve camiası Final Four'a ulaşmanın, sağlıklı ve doğru planlanmış bir sistem oluşturmanın ne denli zor olduğunu acı bir tecrübeyle anlamış oldu. Obradović'in son sezonu hariç play-off oynayabilir miyiz sorusunu kendisine sormaya gerek duymayan bir camia için Obradović sonrası dönemin kolay olmayacağı pek tabi belliydi. Obradović gibi dominant ve yetkin karakterler tutkal gibidir, bir düzen ve sistem içinde var olan eksiklikleri, hata ya da sorunları yokmuşçasına kapatırlar. Fenerbahçe 2013'ten 2020 yılına kadar bu konfora sahipti ki bu konfor tabiri caizse bir "Obradović Effect"ti. Bazı insanlar bir dönem Fenerbahçe'nin Obradović olmadan da bu konfora sahip olabileceğini iddia etmiş olsalar da 2021 yazında bu iddianın büyük bir yanılgı olduğu çok açık bir realite olarak önümüzde duruyor...

2015 Final Four'da tabiri caizse sahada dayak yiyen Fenerbahçe, ertesi sezonun kadrosunu kurarken bunu da göz önünde bulundurarak fiziksel ve psikolojik olarak daha sert bir kadro kurmuştu. 2016 Play-off'da takımın en iyi isimlerinden biri olan Vesely olmadan mücadele etmesine rağmen Fenerbahçe, son şampiyon Real Madrid'i 3-0 ile geçti. Aynı sezon Final Four finalinde neredeyse 30 sayıdan geri döndü, dramatik şekilde kaybetmesine rağmen ertesi sezon daha da güçlenerek kupayı kazandı. 2017-18 sezonunun başında lider iki oyuncusunu kaybetti fakat yine de Final Four finali oynadı. Bunları yazmamın sebebi tabii ki geçmiş sezonları özetlemek değil. Yazma sebebim, her mağlubiyetten, her düşüşten bir ders çıkarıp önüne daha da kararlı şekilde devam eden Fenerbahçe'nin, bu refleksi Obradović olmadan da devam ettirme zorunluluğunun bulunduğunu ifade etmektir. Fenerbahçe'nin önündeki asıl mesele de budur. Zirveye çıkmak büyük iştir fakat asıl büyüklük zirvede kalıcı olmaktır. Fenerbahçe'yi Avrupa'nın zirvesine taşıyan, bazılarının dillerinden düşürmeyerek iddia ettiği gibi para ya da bütçe değildir, rasyonel ve duygulardan arındırılmış bir planlama ve doğru sistem kurgusudur. Fenerbahçe Basketbol Şubesi, şüphesiz, amasız ve fakatsız Fenerbahçe Spor Kulübü'nün en değerli parçalarından biridir ve her zaman böyle kalacaktır. Fenerbahçe Basketbol markası, binbir emekle, taraftarının azmi ve desteğiyle yıllar içinde oluşturulmuştur lakin bu markanın kaybı, rasyonel davranılmaması 
halinde zannedildiğinden çok daha erken sürede gerçekleşecektir.

"Obradović sonrası dönem" denince akla ilk gelen kulüp herhalde Panathinaikos'tur. Yaklaşık 14 yıl boyunca Panathinaikos'un başantrenörlüğünü yapan Obradović, 2012 yılında Yunan ekibinden ayrıldığında bu ayrılığın etkisinin uzun yıllar süreceği ve hissedileceği daha o günlerde anlaşılıyordu. 2012 sonrası Panathinaikos defalarca Final Four'un kıyısından döndü, kadrolar kurdu, çeşitli koçlarla çalıştı lakin bir türlü Final Four'da tekrardan boy gösteremedi. Final Four'a ulaşılamayan her sezonun sonunda taraftarın Obradović özlemi daha da arttı. Bu özlem yerini zamanla kulübe karşı umutsuzluğa ve Obradović takıntısına bıraktı. Panathinaikos, Obradović'ten önce de EuroLeague şampiyonu olabilmiş, büyük bir basketbol kültürüne sahip bir kulüp olmasına rağmen bu dönemi çeşitli sebepler dolayısıyla da bir türlü atlatamadı. Panathinaikos'un yaşadığı süreç, Fenerbahçe yönetiminden taraftarına büyük bir dikkatle incelenmeli ve gerekli dersler çıkarılmalıdır. Obradović'in bir takımın başında olması önemlidir lakin Obradović, görev yaptığı takımlar için bir koçtan çok daha fazlasıdır. Obradović'in Fenerbahçe'sini isteyen bir Fenerbahçe yöneticisi ya da taraftarı veya Obradović'in Panathinaikos'unu isteyen bir Panathinaikos yöneticisi ya da taraftarı, Obradović'in varlığına değil prensiplerine, mentalitesine ve doğrularına odaklanmalıdır. Yaşanan her olayda, her gelişmede ya da alınan herhangi bir sonuçta Obradović'in ismini zikretmenin hiçbir manası ve gereği yoktur. Fenerbahçe, Obradović'in açtığı yolda Obradović'siz devam edecektir, etmek zorundadır. Bunun aksine söylem ya da fiillerin somut düzlemde bir anlamı olmadığı gibi kulübün geleceğine konulacak bir engelden başka bir şeye dönüşmesi de ihtimal dışıdır.

Sonuç olarak, Željko Obradović'in Fenerbahçe kariyeri, 1 EuroLeague şampiyonluğu, 3 EuroLeague finali, 5 Euroleague Final Four'u, 4 Türkiye Süper Ligi şampiyonluğu, 3 Türkiye Kupası ve 3 Cumhurbaşkanlığı Kupası ile sonuçlandı. Kurdurduğu hayaller, kazandırdığı başarılar ve kulübe sağlamış olduğu kültürle Fenerbahçe Spor Kulübü tarihine adını altın harflerle yazdırdı Željko Obradović. Her şey için teşekkürler büyük efsane...

KOMENTARIŠI

Trenutno nema komentara za ovu vest.

SLIČNE VESTI